11 Şub 2017

Sanayide Alman Devrimi : Endüstri 4.0


Endüstri 4.0, 4. Endüstri Devrimi ya da 4. Sanayi Devrimi şeklinde terimlerle ülkemizde yeni yeni dillendirilmeye başlandı bu konu.
Ben yabancı kaynaklarda da daha sık gördüğüm endüstri 4.0 şeklini kullanmayı tercih ediyorum.
Konunun ilk ortaya atılışından öncesine bu ideali oluşturan dünyanın en büyük 4. ekonomisi Almanya'nın sanayi atılımı sonrası işçi sınıfına ihtiyaç duyduğu döneme gitmek sanırım konuyu analiz etmemize yardımcı olacaktır.
Bir çoğumuzun ailesinden birilerinin de gittiği Almanya'nın Türkiye'den işçi alımına başlaması 1960'lı yıllardaydı.Bu tarihlerde Almanya'nın sanayileşme hızı nüfus artışının üzerinde olduğundan bazı ülkelerden işgücü talep etmişti.1975 'li yıllara kadar devam eden bu transfer 1975 'li yıllara gelindiğinde geri dönüşü teşvik şeklinde ters biçimde uygulanmaya başlandı.

Bu tarihlerde alınan farklı  dili, dini, kültürü, değerleri olan insanlar haliyle gittikleri bölgelerde sosyolojik çatışmalara ve azınlık problemleri üretmeye başladılar.

Buraları neden yazıyorsun sen mühendislik açısından konuyu ele al diyebilirsiniz ancak şahsi kanaatim konunun anlaşılması ve temeline inmek için bu kısma değinmek önemliydi.

Almanya günümüze geldiğimizde bu problemlere yatırım yapmaktansa niteliksiz iş gücünü en aza indirmek ara elemanları azaltarak yerine interneti ve robotları koyacak bir yatırım yapmayı uygun görüyor.

2011 yılında Hannover fuarında ilk defa kullanılan bu terim,2012 yılında Bosch ve Kaggermann 'ın konuyla alakalı öneri dosyasını Federal hükümete sunmasıyla daha ciddi bir hal almış ve 2013 yılında yine Hannover fuarında Endüstri 4.0 raporu sunularak sektöre yeni bir yol haritası çizilmişti.
Bu akıma Almanya'nın ardından Amerika'da benzer sesler duyuldu.Amerika'nın tamamını kapsamamakla birlikte özellikle daha geleceğe dönük bir sanayiye sahip kaliforniya,silikon vadisi bu devrime gaye sıcak bakıyor ve bunun için çalısıyor.
Bu Devrimin ortaya çıkmasında etkili olan 9 büyük gelişme ise hemen alttaki görselimizde mevcut.

 Bunları burada bırakalım ve tarihte gördüğümüz sanayi devrimlerini ele alalım:

1-Su ve buhar gücünün mekanik tezgahlara aktarımı,
2-Ford'un üretim bandı ve elektriğin seri üretime entegresi
3-Bilgisayarların makinelerle birlikte çalıştırılması(Programlanabilir makineler)
4-Endüstri 4.0
Önceki devrimlere baktığımızda döneminde ciddi yankı uyandırmış ,maliyetleri düşürmüş ve üretilen malzemeyi daha rahat alabileceği şekilde tüketiciye ulaştırmış. 
Endüstri 4.0 ile birlikte nitelikli iş gücüne ihtiyaç duyulacağı açık.Özellikle yazılım ,mekatronik gibi alanlar  öne çıkacak gibi görünüyor.Aynı zamanda maliyetleri %5 ile %20 arasında azaltacağı da artık her yerde bahsediliyor.Ancak yatırım maliyetinde oluşacak artışın da gözden kaçmaması gerekiyor.
Burada Türkiye'de bunun uygulanabilirliğini de tartışabilirdik ancak benim kanaatim buna gerek olmadığı yönünde.Bir malzemeyi üretmede birim maliyet hesabında halihazırda Türkiyede bir malzemeyi üretmek daha uygunken eğer Almanya veya diğer sanayi ülkeleri bu dönüşümü gerçekleştirdiğinde artık yaklaşık aynı maliyetle üretim yapmaya başlayacak.Bu durumda Türkiye bu avantajını kaybetmemek için bu sistemleri geliştirmeye ve dönüşüme adapte olmaya çalışmalı.Bu sebeple Türkiye bunun uygulanabilirliğini tartışacak konumda değil, bunu uygulamaya mecbur...

Bu sistemlerin bir çoğunun aktif uygulamalarının
2020-2030 yılları arasında başlayacağı öngörülüyor .Bu günlerde dünya devleri yavaş yavaş bu dönüşüm için denemeler yapıyor.

Sistemin kısmi olarak uygulandığı büyük şirketlerde(Siemens, Dassault gibi)başarılı olduğu gözlenmiş .

Ör 1 :

Siemens ve bir Alman ekipman üreticisi ortak çalışarak, fiziksel makinelerden toplanan verilerden
yararlanarak parçaların işlenmesini simüle eden bir sanal makine geliştirdi. Bu sayede işleme süreci
için gerekli hazırlık süresi % 80 azaldı.

Ör 2 :

“Dassault Systemes” ve “BoostAeroSpace”, Avrupa havacılık ve savunma sanayi için bir işbirliği
platformu kurdu. “AirDesign” adlı bu platform, tasarım ve üretim konularında işbirliği için ortak
çalışma alanı oluşturuyor ve bunu bulut tabanlı bir hizmet olarak sunuyor. Böylece birçok iş
ortağının ürün ve üretim verilerini paylaştığı karmaşık operasyonlar verimli şekilde yönetiliyor.

Bu gibi örneklerin sayısını artırabiliriz.
Yakın zamanda yine bazı teknoloji haberlerinde rastladığımız sürücüsüz çekici(tır) testlerinin başarıya ulaşması gelecekte teknolojiyle birlikte makinelerin insan gücünü neredeyse ortadan kaldıracağı ve insanlardaki hata faktörünü minimize edeceği önümüze çıkan bir gerçek.
Ancak vasıflı eleman ve ara eleman açığı oluşacağı da bir gerçek . Konuyla alakalı bazı eleştirmenler işsizliğin artacağını söyleseler de bazıları ise vasıfsız elemanların süreç içinde vasıflılara dönüşeceğini söylüyorlar.
Yazıyı daha fazla uzatamıyorum çok sığ bir yazı olduğunun da farkındayım ancak bu kadar büyük bir projenin,devrimin 3-5 sayfada anlatılmasını da beklemek doğru olmaz.Benim buradaki amacım yüzeysel verebildiğim kadar bilgi vererek bu konuya dikkati çekmekti.
Konuyu daha teknik olarak inceleyeceğim bir yazı daha olacak ilk başta bu yazıya eklemeyi düşünsem de bu yazıyı daha fazla uzatırsam kimse okumaz diye düşündüm bu yüzden teknik meseleler ve konuyla alakalı internetten ulaşılabilir kaynakları gelecek hafta yazacağım .
Okuduğunuz için teşekkürler , konuyla alakalı soru,görüş ve önerileriniz için alttaki yorum bölümünü kullanabilir veya bizimle iletişim bölümünden iletişime geçebilirsiniz...


Paylaş:

Yazar:

Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi'nde Makine Mühendisliği öğrencisiyim. Öncelikli ilgilendiğim konular Endüstri 4.0, 3D yazıcılar ve insansız hava araçları. Ancak genel olarak teknoloji ve yeni araştırmaları da takip etmeye çalışıyorum. Mühendis Ol bloğunda içerik üretiyor ve içeriklerin düzenlenmesinde görev yapıyorum.

İletişim : zahidyazici@muhendisol.com

Yorum Gönder

 
Telif Hakkı © 2014'den beri Mühendis Ol
-Site Haritası-
Tasarım OddThemes
Gizlilik Politikası ve Telif Hakkı