Türkiye, savunma sanayisinde artık sadece kendi ihtiyacını karşılamakla kalmıyor, küresel bir teknoloji ve mühendislik gücüne dönüşüyor. Savunma Sanayii Başkanlığı’nın (SSB) 41. kuruluş yıl dönümünde paylaşılan veriler, 2002’de sadece 62 proje yürüten bir ekosistemin, bugün nasıl 100 milyar dolarlık bir Ar-Ge ve üretim merkezine dönüştüğünü kanıtlıyor. Peki, bu “tasarlayan, geliştiren ve ihraç eden” dönüşüm mühendisler için ne anlama geliyor?
Savunma Sanayii Başkanlığı, 7 Kasım 1985’te “Savunma Sanayii Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı” adıyla atılan temellerinin üzerinden tam 41 yıl geçti. Bu 41 yıllık yolculuk, aslında Türkiye’nin “satın alan” bir ülkeden “tasarlayan, üreten ve ihraç eden” bir ülkeye dönüşümünün de tarihidir.
Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, kurumun kuruluş yıl dönümü vesilesiyle yaptığı değerlendirmede, 2004 yılında gerçekleşen ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlık ettiği Savunma Sanayii İcra Komitesi toplantısının bu dönüşümün en kritik kırılma noktalarından biri olduğunu hatırlattı. O yıllarda %20 seviyelerinde olan yerlilik oranımız, bugün %80’lerin üzerine çıkarak tam bağımsızlık yolunda ne kadar büyük bir mesafe kat edildiğini gösteriyor.
Sayılarla Büyüyen Bir Mühendislik Ekosistemi
SSB’nin paylaştığı veriler, mühendislik ve sanayi altyapımızın sadece boyut olarak değil, nitelik olarak da nasıl sıçrama yaptığını gözler önüne seriyor. 2002 yılından günümüze gerçekleşen bu değişimi rakamlarla okumak, aslında nasıl bir inovasyon fırtınasının içinde olduğumuzu kanıtlıyor:
- Firma ve Proje Sayısı: 2002 yılında savunma sanayisinde sadece 56 firma faaliyet gösterirken ve 62 proje yürütülürken, bugün ekosistemimizde 4 binin üzerinde firma ve yaklaşık 1.500 aktif proje bulunuyor.
- Proje Hacmi ve Ciro: Aynı dönemde 5,5 milyar dolar seviyesindeki toplam proje hacmi (ihale aşamasındakiler dahil) 100 milyar doların üzerine çıkarken, sektörün 1,1 milyar dolarlık cirosu 25 milyar dolara yükseldi.
- Ar-Ge Devrimi: Mühendisliğin kalbi olan yıllık Ar-Ge harcamaları, 49 milyon dolardan 3,5 milyar doların üzerine sıçradı.
- İstihdam Hedefleri: 2022’de yaklaşık 81 bin olan sektör istihdamı bugün 135 bini aşmış durumda. Hedef ise 2028’e kadar bu rakamı 158 bine çıkarmak.
Dünyanın Örnek Aldığı Kurumsal Bir Model
Prof. Dr. Haluk Görgün’ün de altını çizdiği gibi, SSB artık sadece silah sistemleri satın alan bir tedarik ofisi değil. İhtiyaç makamlarını, özel sektörü, kamu kuruluşlarını ve üniversiteleri aynı masada buluşturan; Ar-Ge’den üretime, tasarımdan ihracata kadar tüm süreçleri koordine eden “dünyada benzerine az rastlanan” özgün bir model. Bu başarılı ekosistem yönetimi, bugün birçok ülke tarafından dikkatle inceleniyor ve örnek alınıyor.
40 Kat Artan İhracat: Türk Mühendisliğinin Küresel Sınavı
Ürettiğimiz teknolojilerin kalitesi, dünyada en zorlu test sahalarında kendini kanıtlamaya devam ediyor. 2002’de 248 milyon dolar olan savunma ve havacılık ihracatı, 2025 yılında 10 milyar 54 milyon dolara ulaşarak tam 40 kat büyüdü.
Daha da önemlisi, ekim sonu itibarıyla son 12 aylık ihracatımız 11 milyar 357 milyon dolara ulaştı. Son 14 yılda gerçekleştirilen toplam ihracatın yaklaşık 55 milyar dolar olduğu düşünülürse, bunun 30 milyar dolarını aşan kısmının sadece son dört yılda (2023-2026) yapılmış olması, seri üretim ve ihracat vizyonunun nasıl şaha kalktığını gösteriyor.
Emeğin ve Mühendisliğin Zaferi
Başkan Görgün, bu başarının arkasındaki görünmez kahramanları şu sözlerle onurlandırıyor: “Hiçbir görev önemsiz, hiçbir emek görünmez değildir.” İhtiyaç analizinden bilgisayar destekli tasarıma, test sahalarından entegrasyon süreçlerine kadar binlerce mühendisin, teknisyenin ve uzmanın emeği, Türkiye’yi “tasarlayan, geliştiren ve ihraç eden” ülkeler ligine taşıdı.
Mühendis Ol ekibi olarak, 41 yıllık bu gurur tablosunun, geleceğin teknoloji mimarlarına ilham vermeye devam edeceğine inanıyor, tam bağımsız savunma sanayisi hedefine aynı inanç ve bilimsel azimle yürüyen tüm ekosistemi kutluyoruz.


